sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Herkesin herkes ile herşeyin herkes ile herşeyin herşey ile savaşımında" Ben yani biricik. Kendimden başka  (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

etiketler

bu grubun son ahkam alan etiketleri

fotoğraflar

grup fotoğrafları
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini

not panosu rss kaynağı

neler demişler

OTORİTE ÜZERİNE DENEMELER

Otorite bir egemenlik belirtisidir… Demek ki otorite güce dayanır. Her otorite emir-buyruk sunar, o halde otorite devlettir.

Bizim otoriteye dönük söylemlerimiz, genel bir karşıtlık ve üretim ilişkileri düzleminde değil, ama genel bir gerçekliğin kendisini yansıtır.

Ancak bazı otoriter düşünceler ve onun soyut özgürlükçüleri, yani otoriter Marksistler genel bir yanılgının içindedirler.

Bu baylar devleti kutsamakla genel bir çelişki içine düşerler… Sözüm ona devletin sınırlar ötesi harekâtlara, ya da iç olgularına bütünleşmiş olurlar… Burada ulusal bir kaçıklık ve yurtseverlik söz konusudur.

Somut üretim ilişkileri ve devlet bir despotluktur, biz devletin genel bir despotluk olduğunu düşünmekle kalmayız…

Devletin tamimiyle ortadan kaldırılmasını istiyoruz… Burada istem söylemi aynı zamanda mücadele anlamına gelmektedir.

Otoriter sosyalizm ve küçük burjuva “ulusalcılığı-yurtseverliği” genel bir hastalıktır..ben kişisel olarak bu düşüncelerin samimiyetsiz ve yeni tarz bir “monarşi” istemleri olduğunu açıkça altını çiziyorum.

Genel olarak devletin egemen bir işçi devleti, yani yoksulların oluşturduğu bir iktidar dan söz edilmekte…bu söylemler genel bir otorite kutsanmasıdır,devletin olduğu yerde ayrıcalıklı “sınıf-bürokratlar” ortaya çıkacağı…SSCB net bir biçimde ortaya çıktı.

Ancak bu yaylar hala radikal “otoriter-sosyalizminden” söz etmekteler, eğer bu kötü niyetli değilse? Ahmaklılıktan ibarettir…

Türkiye deki otoriter sosyalistler ve ulusalcı-yurtseverler… Genel bir ikilemin içinde kıvranıp durmaktadırlar.

Bu baylar yalnızca devletin değil, ama burjuva sınıflarının çıkarlarını kutsarlar. İşin ilginç yanı burada devlete biçilen “sosyal “giysidir, ancak bu giysi devlet için oldukça büyüktür.

Devlete biçilen tüm misyonlar… Yalnızca aldatmadan ibarettir. Devlet despotizmin olduğu ve özgürlüğün olmadığı yer de vardır.

Devletin varlığı, otoritenin varlığını teyit eder… Otorite demek-devlet demektir, otoritenin varlığı… Özgür insanın köleliği anlamına gelir.

Neticede devlet varsa… İnsan köledir.

Dogucan   04 Mart 2008 23:49  

Asırların kültürünün bana sağladığını şükranla kabul ediyorum; tek bir
parçasından vazgeçmeye razı değilim; boş yere yaşamadım ben. Doğam üzerinde
güç edinme ve isteklerimin kölesi olmaktan çıkma deneyimimin benimle
kaybolup gitmesi gerekmiyor; dünyaya kültür araçlarıyla boyun eğdirebilmemi
sağlayan deneyim benim için öyle pahalıya alındı ki, bu deneyimi unutmam
mümkün değil. AMA BEN FAZLASINI İSTİYORUM

Max STİRNER

Libertizan   22 Ekim 2007 02:38  

Stirner, ne bir şeytan ne de bir çılgındı, o, daha çok sakin ve nezihti; gücü ve sözü büyüleyici bir insandı; dünyaya sığmayacak ve dolayısıyla açlıktan ölecek kadar biricikti; o, politik bir önder değildi, sadece iç dünyasında bir asiydi, çünkü onu insanlarla birleştirecek ortak bir dil bile yoktu.

- Fritz Mauthner -

Libertizan   22 Ekim 2007 02:38  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. necayev
  2. anarko liberal
  3. Dogucan
  4. ozlmm
  5. ye
  6. mad ahmet
  7. ers
  8. takla atiniz
  9. Libertizan

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage